(4857 S. K. m. 18, 20, 25, 26)
Dava: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı MNG Kargo A.Ş vekili, davacının iş sözleşmesinin yazılı uyarılara rağmen verilen görevleri yerine getirmediği, kıyafet yönetmeliğine uyum göstermediği, mesai arkadaşları ile tartıştığı, disipline uygun olmayan davranışlarda bulunduğu gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II.d.h maddeleri uyarınca feshedildiğini belirtirken, diğer davalı şirket yargılamayı takip etmemiştir.
Mahkemece davalı şirketler arasında muvazaa ilişkisi bulunduğuna dair iddia yok ise de, davacının aynı işyerinde çalıştığı, iki şirketin birbirinden bağımsız olduğunu iddia edilmediği, işe iade kararının şirketler birbirinden ayrılmadan her iki davalı hakkında karar verilmesi gerektiği, davacı hakkında davranışları ile ilgili tutanaklar tanzim edilmiş, savunması alınmış ve uyarımlı ise de, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca hak düşürücü süre içinde fesih hakkının kullanılmadığı, haklı neden bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre, davacının davalı MNG Kargo A.Ş işçisi olarak adı geçen davalının işyerinde çalışmaya başladığı, daha sonra kayıt üzerinde diğer şirket işçisi olarak gösterildiği ve iş sözleşmesinin kayıt üzerinde gösterilen şirket tarafından cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle feshedildiği, davacı işçinin şahsi sicil dosyasının MNG Kargo şirketi tarafından tutulduğu, her iki şirket arasındaki ilişki konusunda delil sunulmadığı, ancak davalı MNG Kargo şirketinin savunması ile davacının kendi işçisi olduğunu kabul ettiği, dosyaya sunulan kayıtlara göre, davacı hakkında bir çok kez disiplinsiz davranışları ve işyeri kurallarına uymayan davranışı nedeni ile tutanaklar tutulduğu ve en son tutanağın 12.12.20065 tarihli olduğu, buna göre davacının arkadaşı ile fiziksel tartışma girdiği, 2006 yılında zamanında yazılar yazmadığı, kravat takmadığı, kontrol görevini yapmadığı, amiri koltuğuna izinsiz oturduğu, bu konuda uyarıldığı, savunmasında kabul ettiği anlaşılmaktadır.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinde belirtilen 6 günlük hak düşürücü sürenin, iş sözleşmesinin aynı yasanın 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen geçerli nedenle feshinde aranmaması gerekir. Fesih hakkının hak düşürücü süre içinde kullanılmaması haklı nedeni etkileyen bir durumdur. Davacının feshe neden olan davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açıyorsa, iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde işyeri kurallarına aykırı davrandığı ve bir kısım verilen görevleri yerine getirmediği, hakkında tutanak tutulduğu, uyarıldığı anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve iş sözleşmesinin davalı işveren açısından sürdürülmesi olanağının kalmadığı, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenler bulunduğu sabittir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 41.70 YTL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 15.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy