(4857 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, kıdem ücret, prim, yıllık izin, mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö.F.Tüfek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı şirkette ilaç satış elemanı olarak çalıştığını, yaptığı işin gereği olarak uzun süre ayakta kalması, ağır ilaç kolilerini taşıması ve uzun mesafeler için araç kullanması nedenleri ile zaman içinde belfıtığı rahatsızlığı oluştuğunu, almış olduğu durumu tespit eden doktor raporları uyarınca iş sözleşmesini feshettiğini belirterek, kıdem tazminat ve işçilik alacaklarını istemiştir.
Davalı işveren ise İş Kanunu, 24/1-a uyarınca hastalığın işyeri ve iş koşulları ile ilişkisinin ortaya konulamadığını, tıbbi mümessil olarak göreve devam etmesinin sağlığı için tehlikeli ve sakıncalı olması gerektiğini, davacının yapmakta olduğu işin sağlığı için tehlikeli olduğu yönünde bir heyet raporu bulunmadığını, 21.02.2005 tarihli ihtarnameden sonra işe devam etmediğini, bunu işçinin istifası kabul ederek işlem yapıldığını ve bu nedenle davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacıdaki belirttiği rahatsızlığın yaptığı işten kaynaklandığı ispatlanamadığı gibi davacıdaki belfıtığı rahatsızlığının, tıbbi mümessillik görevini yerine getiremeyeceği ya da davacının görevine devam etmesi halinde işinin hayati yönünden tehlike oluşturacağı hususu kanıtlanamadığı, bu nedenle işçi tarafından yapılan feshin haklı bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebi red edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu, 24/1-a fıkrasında iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olursa düzenlemesi ile işçiye derhal fesih hakkı tanımaktadır. Somut olayda tıbbi mümessillik işi yapan davacı sağlık sebebi ile iş sözleşmesini feshettiğine göre, İş Kanunu, 24/1-a 'daki koşulların işçi yönünden oluşup oluşmadığı, işçinin yaptığı işin sağlığını doğrudan etkileyip etkilemediği, buna göre iş sözleşmesini sona erdirmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı yönünden sağlık kurulu raporu alınarak sonucuna göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir iken, eksik inceleme ile yetersiz doktor raporu sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy