(1475 S. K. m. 16, 17, 18)
Dava: Davacı, ihbar kıdem tazminatı ile izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini işverenin yasal süre içinde bu hakkını kullanmadığını ileri sürerek, kıdem ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir. Mahkemece altı iş günlük sürenin geçmediğine feshin haklı olduğuna ve davanın reddine karar verilmiştir.
Fesih tarihi dikkate alınarak 1475 sayılı İş Yasasının 18. maddesine göre, 16 ve 17. maddelerinde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan akdi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu öbür tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve herhalde fiilin vukuundan itibaren bir sene sonra kullanılamaz.
Öncelikle feshin İş Yasasının 18. maddesi gereğince altı iş günü içinde yapılıp yapılmadığının resen mahkemece göz önünde tutulması gerekir. Somut olayda işverenin 2001 yılı kasım, aralık aylarında meydana gelen olayı hangi tarihte öğrendiğini belgelendiremediği gibi dinlenen tanıklar da tarih vermemişlerdir. Davacı vekili 2002 mart ayı içinde işverenin bu durumu öğrendiğini 15-20 gün geçtikten sona fesih yapıldığını belirtmiştir. Davacı tanıkları beyanıyla da 2002 yılı mart ayında olayın olduğu, işverenin olaydan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca işveren cevap dilekçesinde 5.4.2002 de iş sözleşmesini fesh ettiğini belirttiğine göre 4.4.2002 tarihli ibraname ile 5.4.2002 tarihli savunma yazısı da çelişmektedir. Feshin süresinde kullanıldığının ispat yükümlülüğü işverende olması karşısında, somut bu maddi olgulara göre fesih hakkının hak düşürücü süre olan altı günlük süre içerisinde kullanılmadığı davacının kıdem ihbar tazminatına hak kazandığı anlaşılmakla anılan isteklerin kabulü yerine reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy