(4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminat, fazla çalışma parası, hafta tatili gündeliği ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı apartmanında konut kapıcısı ve kaloriferci olarak çalıştığını, işverence sigortasının Sosyal Sigortalar Kurumuna geç bildirildiğini, yapmış olduğu fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının ödenmemesi üzerine iş akdini haklı olarak kendisinin feshettiğini ileri sürerek dava konusu işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile ayrıldığını, alacağı bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, fesih şekline bağlı alacak türlerinden olan kıdem ve ihbar tazminatı alacağı yönünden yasal şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine, fazla mesai, hafta tatili ve ücret alacağı hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna geç bildirilmesi, hak ettiği fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının davalı işveren tarafından ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak kendisinin feshettiği anlaşılmaktadır Bu durumda davacı kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak haklı nedenle de olsa iş akdini kendisi fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemez. Kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken bu isteğin reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy