(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 25)
Dava: Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, 2005 yılında maddi hasarlı kaza yapması nedeni ile uyarıldığını, ancak son olarak birim amirinin ve bölge yetkililerinin bilgisi ve onayı olmadan çalışma saatleri içerisinde görev yerini terk ettiğinin tespit edildiğini, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 2005 yılı başlarındaki maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile fesih hakkının hak düşürücü süre içinde kullanılmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesinde belirtilen nedenlerin gerçekleşmediği, 28.11.2005 tarihli olayla ilgili olarak da davalı işverenin iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki koşullara uymadığı, davranışlarına dayanmasına rağmen savunmasını almadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Diğer taraftan iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesindeki nedenlerle işveren tarafından feshedildiği durumlarda, aynı yasanın 19/2 maddesi uyarınca işçinin savunmasının alınmasına gerek yoktur. Bu olgu anılan maddelerde açıkça düzenlenmiştir. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren, davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca feshettiğinden, mahkemenin davacının son olay nedeni ile savunmasının alınmadığı, bu nedenle feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi yerinde değildir.
Dosya içeriğine göre davacının daha önce işverenin bilgisi dışında işverene ait aracı kullandığı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, bu nedenle ihtar cezası aldığı, davacının son olarak mesai saati içinde bankada işleri olduğu gerekçesi ile ayrıldığı, ancak internet cafede bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışları ile işverenin güvenini sarstığı, işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabittir. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı, 10.20 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 22.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy