(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini, işverence işe başlatılmaması durumunda tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren iş hacminin azalması sebebiyle davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının gerekli eğitim verilerek başka birimlerde çalıştırılmasının mümkün olduğu ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, 2002 yılından itibaren davalı vakfa üye kaydı yapılamadığını ve 2000 yılında 28.841 olan üye sayınının davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 30.4.2006 tarihinde 7.698'e düştüğünü, sosyal güvenlik yardımları bölümünün tasfiyesine girildiğini ve aktüerya raporuna göre vakfın 45.000.000 YTL teknik açığının bulunduğunu ileri sürmüştür. Yine davalı taraf, işyerine yeni eleman alınmadığını ve 2002 yılından itibaren fazla mesai yapılmadığını açıklamıştır. Davacı vekili ise tasfiye yönünde bir kararın olmadığını ileri sürmüş ve davacı işçi gibi işveren karşı dava açan tanıkların beyanları ile davasını ispata çalışmıştır.
Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları yeterinde araştırılmış değildir. Öncelikle vakfın bütünü ya da davacının çalıştığı bölümün tasfiye sürecine girilip girilmediği belirlenmelidir. Vakfın üye sayısının azalıp azalmadığı, buna göre vakfın gelirleri ile iş hacminin bundan etkilenip etkilenmediği de araştırılmalı, işyerine yeni eleman alınıp alınmadığı da tespit olunmalıdır. Bahsi geçen deliller toplandıktan sonra feshin son çare ilkesine uygun olup olmadığı noktasında bir karar verilmelidir. Gerektiği taktirde işyerinde keşif icra olunarak uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. Eksik incelemeyle sonuca gidilmesi hatalı olup, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 20.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy