(5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi Ş.Kırmaz tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 10.12.1993 tarihinden itibaren zincirleme yenilenen sözleşmelerle davalının avukatlığını yaptığını 28.4.2005'te her hangi bir gerekçe göstermeksizin hizmet akdine son verildiğini iddia ederek ihbar, kötüniyet kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı davacının hizmet akdi ile değil vekalet akdine dayalı olarak çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında vekalet akti ilişkisi bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davacı ve davalı arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine mi yoksa vekalet aktine mi dayandığı noktasındadır.
Davacının çalışma şekli yapılan işin niteliği ve dosya içeriği göz önünde tutulduğunda davacının vekalet akdine dayalı olarak çalıştığı yönündeki mahkeme kararı isabetlidir. Ancak 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununda, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunundan doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği kurala bağlanmıştır. Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi ilişkisi bulunmadığına göre davanın genel mahkemelerde görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy