(4857 S. K. m. 25) (2822 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, sendika üyesi olduğu için iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, 1.9.2005 ve 12.11.2005 tarihlerinde toplu olarak işi terk etmesi nedeni ile davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2. maddesi ve 2822 sayılı Kanunun 45. maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının 17.8.2005 tarihinde işyerindeki ustalarından ve amirlerinden izin alarak işyerini terk ettiği, 1.9.2005 günü ise işyerine gelmesine rağmen işveren tarafından işe alınmadığı anlaşılmakla feshin geçerli nedene dayanmadığı, Gönen'de faaliyet gösteren deri fabrikalarında çalışan işçilerin 2005 yılı Temmuz ayı ortalarından itibaren sendikaya üye olmaya başladıkları, o tarihten itibaren bir kısım işten çıkarıldığı ve aynı sebeplerle 150 civarında işe iade davasının bulunduğu, tanık anlatımlarına göre işverenin sendikadan istifa etmeleri noktasında muhtelif toplantılar yaparak ikna çabalarında bulunduğu ve daha sonra işten çıkarılacağı tehdit ve baskısında bulunduğu, işten çıkarılan işçilerin tamamının sendika üyesi olmaları karşısında feshin sendikal nedene dayandığı sonucuna varılarak davacının işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı ve bir kısım arkadaşlarının fazla mesai ücretlerinin hiç ödenmediği yada eksik ödendiği gerekçesi ile Cumartesi günü saat 13.00 dan sonra mesaiye kalmadıkları, iş sözleşmelerinin davalı işverence bu nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, davacının belirtilen eylemde bulunması ve tanık anlatımlarına göre işyerinde halen sendikalı işçinin çalışmakta olduğunun anlaşılması karşısında feshin sendikal nedene dayandığının kabulü doğru olmamıştır.
Davacı işçiden fazla mesai konusunda önceden yazılı olarak muvafakati alınmış değil ise de, Dairemiz uygulamasına göre, işyerinde sürekli olarak fazla mesai yapan ve ücreti de düzenli olarak ödenen işçinin, sonradan muvafakatinin olmadığını ileri sürerek fazla mesai yapmaktan kaçınması iyiniyet kurallarına uygun düşmemektedir. Bu durumda, feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının tespiti bakımından işyerinde fazla mesai yapılıp yapılmadığının ve davacıya fazla mesai ücretinin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Mevcut tanık anlatımlarına göre bu konuda kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Öte yandan, davalı işveren fazla mesai ücretlerinin ödendiğini ileri sürmüş ve bu konuda bir takım belgeler ibraz etmiş ise de, söz konusu belgelerde fazla mesai ücretinin ödenip ödenmediği tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu nedenle yapılacak iş, gerekirse işyerinde keşif yapılarak; uzman bir bilirkişi aracılığı ile günlük çalışma süresi ve fazla mesai yapılıp yapılmadığının tespiti, fazla mesai yapılmış ise ücretinin tam olarak ödenip ödenmediğinin belirlenmesinden ibarettir. Fazla mesai yapılmış ve ücreti tam olarak ödenmiş ise davacının fazla mesai yapmaktan kaçınması haklı görülemeyeceğinden feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmeli, aksi halde davacının işe iadesine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy