(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Betin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1- Davacı kaynakçı olarak çalışmakta iken, davalıya ait iş makinesinin motorunda meydana gelen yangın sebebiyle iş aktinin feshedildiğini, aracın yanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu sebeple yapılan feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı davacı ile birlikte çalışan diğer kaynak ustası K. K. ile birlikte işverene ait Hitachi marka paletli yükleyicinin yanmasına sebep olmak suretiyle büyük zarara sebep olduklarını, iş akitlerinin feshinin bu sebeple haklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının söz konusu araçta meydana gelen kazada kasti ve ihmali bir davranışının olmadığı gerekçesi ile isteklerinin kabulüne, karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 sayılı Kanunun
25/2-ı maddesidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin haklı ve kötüniyetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller; işyeri kayıtları, davacıya ait sigortalılık belgeleri, taraf tanıklarının anlatımları, kazaya ilişkin belgeler, üçlü kusur bilirkişisi raporu, hesap bilirkişisi raporudur. Aynı eylemde iş sözleşmesi feshedilen K. K. hakkında ceza kararnamesi ile mahkumiyet kararı verilmiştir. Orada belirtilen maddi olgularla eldeki davadaki kusur bilirkişilerinin raporu çelişmektedir. Anılan çelişki giderilecek şekilde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre istenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Mahkemece hüküm altına alınan kötüniyet tazminatının unsurları oluşmamıştır, anılan isteğin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Davacının hüküm altına alınan isteklerine fesih tarihiden itibaren kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan en yüksek ikinci kırdırma (reeskont) faiz oranı uygulanmıştır. Mahkemece feshin haksız olduğu sonucuna ulaşılıp, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına karar verildiği takdirde kıdem tazminatına fesih tarihinden en yüksek mevduat faizi, ıslah tazminatına da dava ve ıslah tarihinden yasal faizi uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.07.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy