(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 46, 57)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, hafta, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işverence emekliye sevkedilmek suretiyle iş sözleşmesine son verildiğini kıdem tazminatından da cüzi bir miktarın ödendiğini belirterek bakiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai bayram ve genel tatil alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı davacının kendi isteğiyle emekliye ayrıldığını ve haklarının ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işverence emekli edildiği gerekçesiyle istekler hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin kimin tarafından sona erdirildiği noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriği itibariyle davacının çalışmaları davalı Belediye'den ihale ile temizlik işlerini alan taşeronlar bilahare de asıl işveren olarak Belediye nezdinde geçmiş davalı tarafından sadece kendi dönemine ilişkin kıdem tazminatı ödenmiştir.
Mahkemece hem taşeronlar hem de asıl işveren Belediyede geçen çalışmaların tüm süre üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından davalı işveren tarafından ödenen miktarın mahsubu isabetlidir.
Ancak davacı tarafından işverene verilen dilekçe ile emekliliği hakettiğini belirterek emeklilik işlemlerinin başlatılması istenmiş bu dilekçeye istinaden davalı tarafından emeklilik işlemleri yürütülmüş ve kıdem tazminatının bir kısmını almak suretiyle davacı işyerinden ayrılmıştır. Olayların bu cereyan şekli itibariyle iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı tarafından sona erdirildiği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda ise davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. Anılan isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy