(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 18, 42, 44, 46, 47, 57)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 3.4.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Eser Bozkurt geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi dava dilekçesinde, ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesi şartıyla istifa ettiğini, işverence tazminatların ödenmediğini belirterek anılan tazminatlarla ilgili olarak taleplerde bulunmuştur. Davalı işveren ise, davacının istifa ettiğini ve 6 gün sonra başka bir bankada şube müdür olarak işe başladığını, adı geçen tazminatlara hak kazanılmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının tazminatlarının ödenmesi şartıyla istifa ettiği ve istifa iradesinin mevcut olmadığı gerekçesiyle tazminat isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçi, 19.8.2004 tarihli dilekçesinde son bir buçuk yılda üç farklı şubede görev yaptığını, farklı şehirlere nakil ve bu yerlere sebebiyle uyum sağlama sebebiyle fazlasıyla yıprandığını, bundan böyle verimli çalışamayacağına inandığını belirtmiş ve 15 yıllık emeği karşılığında kıdem tazminatlarının ödenmesi kaydıyla 31.8.2004 tarihi itibarıyla istifa ettiğini bildirmiştir. Davacının anılan dilekçesi üzerine 31.8.2004 tarihi itibarıyla davalı işyerinden ayrıldığı ve 6 gün sonra başka bir finans kurumunun şube müdür olarak işe başladığı dosya içeriği ile sabit olmuştur. Tanık beyanlarına göre de davacının işyerinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı anlaşılmaktadır. İstifa dilekçesinde ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesine dair bir şarta yer verilmiş oluşu, istifa iradesinin bulunmadığını göstermez. Anılan dilekçe üzerine davacı işçinin ayrılmış olması istifa iradesini ortaya koymaktadır. Davacı işçinin istifa iradesine rağmen davalı işveren tarafından ihbar ve kıdem tazminatlarının ödeneceğinin taahhüt edildiği de kanıtlanabilmiş değildir. Böyle olunca davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece anılan isteklerin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir. Davacının işyerinde çalıştığı sırada fazla çalışma yaptığına dair yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davacı tanıklarının bir kısmının çalışma saatleri konusunda beyanları olmamış, bir kısım tanıklar ise davacıyı Şanlıurfa'da çalıştığı sırada tanıdıklarını bildirmişler ve kendilerinin sabah saatlerinden kasa kapanıncaya kadar çalıştıkları şeklinde soyut biçimde anlatımda bulunmuşlardır. Bazı tanıklar cumartesi günleri de çalışma olduğunu bildirmişlerse de banka olan bu işyerinde cumartesi günü çalışıldığının somut delillerle kanıtlaması gerekir. Bankada normal çalışma şekline uymayan tanık anlatımlarına değer verilmesi de doğru değildir. Böyle olunca fazla çalışma ücreti isteğinin de reddine karar verilmelidir.
4- İş riski pirimi adı altında tazminata esas alınan ücretin tespitinde dikkate alınan kalemle ilgili olarak davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları üzerinde durulmadan ve bu konuda ek rapor alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi de kabul şekli itibarıyla doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 03.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy