(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Tok tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacının yaptığı fazla çalışmanın tamamının bordroya yansıtılıp yansıtılmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir, işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtlan, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret Ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazı kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı, işveren tarafından her ay bir kısım fazla çalınma ücretinin ödendiğini kabul etmiştir. Ancak, gerçekte bordroda gösterilenden daha fazla çalışma yaptığı halde eksik gösterildiğini iddia etmekte ve bu konuda işe giriş ve çıkış saatlerinde bastığı saat kartlarına dayanmaktadır.
Mahkemece işverenden hizmet akdi dönemindeki saat kartları istenmiş; tekide rağmen gönderilmemiş, davalı tarafından bu konuda bir açıklama yapılmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; gerektiğinde bilirkişi ile birlikte işyeri saat kartları ve kayıtları hakkında inceleme yapmak ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2- Davacı, Toplu İş Sözleşmesine de dayanmıştır.
Bu nedenle, davacının ne zaman sendika üyesi olduğuna dair sendika üyelik fişi ve mahkemece kabul edilen 13.12.2000 - 14.1.2003 tarihleri arasındaki iş sözleşmesi süresince yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmeleri getirtilmeli ve dosya içine konulmalıdır.
Davacının iş sözleşmesi 1475 sayılı Kanun döneminde başlayıp sona ermiştir. Taraflar arasında yazılı bir iş sözleşmesi bulunmamaktadır
Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişinin, 4857 s. İş Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 10.6.2003 tarihinden sonra imzalanan Toplu İş Sözleşmesini esas aldığı şeklinde açıklama yaptığı görülmektedir. Davacının iş sözleşmesi döneminde yürürlükte olmayan Yasa ve Toplu İş Sözleşmesinin uygulanması hatalıdır.
Ayrıca bilirkişi dava ile ilgisiz Toplu İş Sözleşmesini uygularken, haftalık normal çalışma süresinin 40 saat olarak kabul edildiğini belirterek 40 saati aşan kısımları fazla çalışma olarak kabul etmiştir.
Haftalık iş süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlenmesi mümkündür. Bu halde haftalık çalışma süresini aşan 45 saate kadar çalışmalar fazla sürelerde çalışma olarak nitelendirilmektedir.
1475 s. Kanun döneminde, Dairemizin kararlılık kazanan içtihatlarına göre, fazla sürelerde çalışmaya normal ücret ödenmesi gerekmektedir. Ancak, Toplu iş Sözleşmesi ile davalı işveren haftalık normal çalışma süresini 40 saat olarak kabul etmiş ise, Toplu iş Sözleşmesi hükümlerine uyularak 40 saati aşan kısmın fazla çalışma olarak kabul edilip hesaplama yapılması gerekir.
Bu nedenle öncelikle iş akdinin başlangıcından beri davacının sendika üyesi olup olmadığı veya dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma koşullarının varlığı, tüm hizmet dönemi içinde Toplu Sözleşme düzeni bulunup bulunmadığı, varsa, haftalık çalışma süresinin ne kadar kabul edildiği saptanmalı ve bilirkişi raporu açıklanan hususlar yönünden denetlenmelidir. Eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy