(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hiçbir sebep yokken iş sözleşmesine 23.10.2004 tarihinde işverence son verildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı 15.10.2004 tarihli dilekçesi ile davacının kendi isteğiyle ayrıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece 15.10.2004 tarihli belgeye itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ne şekilde sona erdiği noktasındadır.
Dosya da mevcut ücret ve ücret sayılan ödemelerin nakten alınmış olduğuna dair başlıklı ve imzası Adli Tıp Raporu ile davacı eli ürünü olduğu anlaşılan belge de kendi isteğimle ayrılmış olup .... ücret, ayni ve nakti tüm ödemelerin eksiksiz olarak aldım ibaresi mevcuttur.
Davacı 17.11.2004 tarihinde Türkiye İş Kurumu Kırıkkale İl Müdürlüğüne müracaat ederek işsizlik ödeneği talebinde bulunmuş ve 24.10.2004 tarihinden itibaren de 300 gün işsizlik ödeneğine hak kazandığı belirtilmiştir. Kendi isteğiyle işyerinden ayrılan bir işçiye işsizlik ödeneği bağlanmayacağı açıktır. İşverence İş-kur'a verilen belge kendisini bağlayacaktır. Artık bu durumda istifa dilekçesine itibar edilemez. Davacının SSK hizmet döküm cetvelinde de işverenden ayrılışı 23.10.2004 olarak gösterilmiştir. İş sözleşmesinin işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiği kabul edilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde davanın reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy