(4857 S. K. m. 57) (1086 S. K. m. 83) (YHGK. 03.07.2002 T. 2002/9-564 E. 2002/572 K.)
Dava: Davacı, yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K.Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı işyerinde çalışırken 13.02.2002 tarihinde emekli olduğunu, ancak çalıştığı süre içerisinde hak kazanıp kullanmadığı yıllık ücretli izin haklarının karşılığı izin ücretinin ödenmediğini belirterek yıllık ücretli izin alacağı talep etmiştir.
Davalı, davacının kullanmadığı 1998 yılından 30 işgünü; 1999 yılından da 18 işgünü yıllık izni olduğunu belirterek zamanaşımı def'i ile birlikte davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 1998 ve 1999 yıllarına ait davacı tarafından kullanılmayan izin ücretlerinin yıllık ücreti izin hakkının iş akdinin fesih sonucu ücret alacağına dönüşeceği, istek konusu alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle bu yıllara ilişkin istek hüküm altına alınmıştır.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işveren davadan önce temerrüde düşürülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 3.7.2002 gün ve 2002/564-572 sayılı kararına göre, kıdem tazminatı alacağı dışındaki ıslahla arttırılan alacak miktarına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece dava tarihinden faize karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy