(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 21, 22)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, tazminatlarının ödenmesi için çektiği ihtara verilen cevapta iş şartlarında değişme olmaksızın Sefaköy'deki fabrikada çalışmayı kabul etmediği ve istifa etmiş sayılacağının belirtildiğini, gönderildiği Sefaköy'deki işyerinde birkaç ay çalıştıktan sonra kendi işi verilmeyerek orada temizlik işleri v.s. işler verilerek işten çıkmak için zorlandığı, 5-6 işçi ile birlikte işten çıkartıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınması istemiştir.
Davalı yaptığı işte bir değişiklik söz konusu olmadan davalıya ait başka adresteki işyerinde çalışması istendiği, davacının bunu kabul etmemesi üzerine iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, belirtilen adreste çalışmayı kabul edip bir süre çalıştığını, sözleşme uyarınca il hudutlarında çalışmayı kabul ettiğini, isteğin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafça işe başlanmayarak feshinin haklı olmadığı kanaati ile kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin davacı işçi tarafından haklı olarak feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 Sayılı Kanunun 22. maddesidir. Sözü edilen hükümlere göre İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sözleşme ile davacı işçinin il hudutları dahilinde işverenin göstereceği iş yerinde çalışmayı kabul etmiş ise de, davacı işçinin makine operatörü olarak çalışmakta iken gönderildiği yeni işyerinde makine operatörlüğü işi olmadığı için temizlik işi yapılmasının istenmesi nedeni ile iş akdinin tek taraflı olarak ağırlaştırıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Böyle olunca yukarıda sözü edilen kanun hükümleri uyarınca iş akdinin davacı işçi tarafından haklı olarak feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınması yönünde hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 03.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy