(4857 S. K. m. 17, 19, 20, 21)
Dava: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, müdür olarak çalışan davacının iş hacminin yüksek olduğu şubesinde, 2006 yılı performansının beklenen düzeyin altında kaldığını, iş sözleşmesinin yasal hakları ödenerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, feshin davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının savunmasının alınmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının işe başlatılmaması halinde tazminatın 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine ve davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 5 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili gerektiğine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenmesi, davalı vekili tarafından ise cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir.
Karar: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca işverenin işçinin davranışı veya verimi ile ilgili olarak iş sözleşmesini feshetmeden önce, işçinin savunmasını alması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacının davranışlarından kaynaklanan nedenle fesih işleminde savunması alınmamıştır. Fesih bildiriminde anılan maddeye aykırı davranıldığından mahkemece bu gerekçe ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin temyizi yerinde görülmemiştir.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereği 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenen ve feshin geçersizliğinin sonucuna bağlanan işe başlatmama tazminatının 4 ila 8 ay arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi, yüksek ücret alma gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Fesih bildirim tarihinde davacı işçinin işyerinde 16 yıldır çalıştığı ve kıdemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu kıdeme göre işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenmesi hatalı bulunmuş ve davacı vekilinin buna yönelik temyizi haklı bulunmuştur. Davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminatının 6 aylık ücret miktarında belirlenmesi gerekmiştir.
Diğer taraftan aynı maddede kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceği kurala bağlanmıştır. Bu düzenleme anılan maddenin son fıkrası gereği emredici bir kural olup, 4 ay üst sınırdır. Mahkemece bu sınır aşılarak karar verilmesi isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 05.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy