(4857 S. K. m. 17, 32, 41, 44, 46, 47, 57, 59) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, ücret, hafta tatili, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, hak ettiği yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacağı isteğinde bulunmuştur.
Bilirkişi hesap raporunda; davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığına dair işveren tarafından imzalı izin belgesi ibraz edilmediğinden, yıllık ücretli izin ücretleri hesaplanmıştır.
Mahkemece, davacının yıllık ücretli izin alacağı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin usulüne uygun olarak işçiye kullandırıldığının ispatı işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Davalı işveren, davacının hak ettiği yıllık ücretli izinlerini kullandığına dair herhangi bir imzalı belge ibraz etmemiştir. Bu nedenlerle bilirkişi raporu mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının bu konudaki ıslahı da dikkate alınarak yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yıllık izin ücretiyle ilgili olarak bir karar verilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy