(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ikramiye, fazla mesai, hafta tatili, dini-milli ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Tok tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Davacı vekili kararı temyiz etmiş ise de, 18.04.2007 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat etmiş olup, vekaletnamesinde temyizden feragate yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından HUMK. nun 432/4. md. si uyarınca temyiz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
2) Davalı vekilinin temyizine gelince:
a) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Davacı işçinin fazla çalışma alacağına hak kazanılıp kazanılmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yılda 90 gün ve 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. O halde işçinin anılan sınırlamaların ötesinde fazla çalışmayı kanıtlaması durumunda fark fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerekir.
Somut olayda dava konusu dönem için seyahat emirleri, vardiya çizelgeleri, işe giriş-çıkış saatlerine dair kayıtlarla, tanık beyanlarına dayanılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna ilişkin hüküm konusunda yukarıda açıklanan ilke ve seyahatte bulunduğu tarihler hakkında da Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması nazara alınmış; ancak kalan süreler için tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmıştır.
Davalı 10.06.2005 tarihli yazısı ile, elektronik giriş çıkış sisteminin 16.09.2002 tarihinde kurulduğu, 22.09.2003 tarihinde arızalandığı belirtilerek bu iki tarih arasındaki dönemin sistemde yer almadığını belirterek vardiya tutanaklarını; bilirkişi raporuna itirazlarında da 3.11.2003-30.12.2004 dönemi işe giriş çıkış saatlerini gösteren kayıtları sunmuştur. İşe giriş çıkış kayıtlarının sunulamadığı dönem için tanık beyanlarına dayanılması doğru ise de, Açıklanan ilke kararları uyarınca bu dönem için anılan kayıtların nazara alınarak iş sözleşmesi kapsamı ile saha çalışmaları dışındaki fazla çalışma süresi belirlenmelidir. Söz konusu belgeler nazara alınmadan hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy