(4857 S. K. m. 32, 41, 46, 47) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı, öğrenim yardımı, giyim yardımı, süt yardımı, gece tatili, maaş farkı, fazla mesai, bayram mesaisi, gece vardiyası, hafta tatili, bayram harçlığı, ikramiye, sosyal yardım, giyim ve koruyucu giyim yardımı, olağanüstü hal tazminatı, tasarruf neması, vergi iadesi, servis parası ile gece zammının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Tok tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1993-2005 döneminde yasa ve Toplu İş Sözleşmesi'nden doğan bir kısım haklarının ödenmediğini ileri sürerek davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı önce dava konusu alacakların bir dönemi için kesin hüküm itirazında daha sonra ödeme itirazında bulunmuştur.
Mahkemece tasarruf teşvik ve nema ödemesinin yapıldığı gerekçesiyle reddine, diğer alacaklarının da tamamının ödenmediği gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece öncelikle kesin hüküm itirazının çözümlenmesi gerekir.
Davacı tarafından 18.8.1999 tarihinde aynı mahkemede aynı konuda ve aynı nedenlerle dava açıldığı, yargılama devam ederken 2000, 2002 ve 2003 tarihlerinde açılan ek davalarla birleştirildiği ve kısmen kabulüne karar verildiği ve 2005 yılında icra takibine konulduğu anlaşılmaktadır.
Açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması dava koşullarındandır. Bu nedenle öncelikle kesin hüküm itirazına konu olan davada kesinleşen alacaklar yönünden dava reddedilmelidir.
Ödeme, borcu sona erdiren edim olup, yargılamanın her aşamasında gözönüne alınması gerekir.
Davalı vekili, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin dışında dava konusu alacakların karşılığı olarak davacı hesabına 11.764,19 YTL yatırdığına dair banka dekontu, bu hususu davacıya bildiren ihtarname ve davacı asil tarafından imzalanmış 24.7.2006 tarihli ibraname sunmuştur.
İbraname içeriğinden, kesin hüküm itirazına konu olan kararın icra takibine konulmasından sonra ve yeni açılan eldeki davanın yargılaması sırasında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Banka dekontu da 25.12.2006 tarihlidir.
Ödemenin ne kadarının kesin hüküm konusu alacakların karşılığı ne kadarının da yukarıda açıklandığı üzere saptanacak bakiye alacak için olduğu bir tereddüde neden olmayacak şekilde açık ve kesin olarak saptanmalıdır.
Buna göre, davacı asil çağrılarak ibraname okunup diyecekleri sorulmalı, icra takip dosyası getirtilerek ödeme kaydı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, banka dekontunda yazılı miktarın gerek kesin hüküm konusu alacak miktarı ve yukarıda açıklandığı üzere eldeki davada belirlenecek bakiye dönem alacak miktarının ne kadarını karşıladığı kesin olarak saptanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy