(2821 S. K. m. 31) (4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek sendikal tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve dairemizin 11.09.2006 gün ve 1055-155 sayılı kararı ile davacının feshin geçersizliği ve işe iade isteğinde bulunduğu sanılarak, işyerinde kıdeminin 6 aydan az olması ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi kapsamında kalmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, isteklerinin sendikal tazminat olduğu, dairemiz kararının maddi hataya dayandığını belirterek, kararın düzeltilmesini istemiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek sendikal tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının davalı şirket işçisi olmadığını, taşeron işçisi olduğunu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece, SSK kaydına göre belirli süreli iş sözleşmesi ile dava dışı işveren N. yanında çalıştığı, davalı şirket yanında çalıştığına dair bir belge ve bilgi bulunmadığı, sendikal nedenlerle değil, sözleşme süresinin bitimi ile iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve özellikle ibraz edilen bordroya göre davacının N
. işçisi olarak, G.... Porselen Fabrikasında inşaat bakım ve montaj işçisi olarak çalıştığı, davacının bu fabrikanın davalı şirkete ait olduğunu belirttiği, sendikaya üyelik kaydında işveren olarak davalı işvereni gösterdiği, birçok emsal davada da davacı gibi bir çok işçinin davalı H.... Seramik AŞ. işçisi iken 2002 yılından başlayarak işçilik hizmeti teminine yönelik sözleşme yapılan taşeron işçileri olarak kayıtlarda gösterildikleri, işçilerin hangi taşeron işçisi olduklarını dahi bilmedikleri, davalı ile alt işveren gibi gösterilen firma arasındaki sözleşmenin muvazaaya dayandığı, bu olgunun kesinleşen yargı kararları ile saptandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgu üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Kaldı ki, davacı ile dava dışı N
. işveren arasındaki sözleşme 60 günlük olup, davacı bu sözleşmeden sonra da çalışmaya devam etmiştir. Yapılan iş dikkate alındığında davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif bir neden de yoktur. Aradaki iş sözleşmesi belirsiz sürelidir. Bu yöndeki nitelendirme de doğru değildir.
Diğer taraftan, dava dilekçesi ve bordroda davalı H.... Seramik AŞ.'nin yanında parantez içinde ayrıca (G.... Porselen AŞ.) yazıldığı, G.... Porselen Fabrikasından söz edildiği anlaşılmaktadır. Bunların aynı şirket mi yoksa farklı şirketler mi oldukları, farklı şirketler ise iki şirket arasında ne tür bir ilişki olduğu ortaya konulmamıştır.
Öncelikle anılan şirketler arasındaki ilişki açıklığa kavuşturulmalı, sendikal örgütlenmenin hangi şirkette başladığı ve davacının işten çıkarılması ile nasıl bir irtibat bulunduğu saptanmalıdır.
Ayrıca, davacının işyerinde kıdeminin 6 aydan az olması nedeni ile iş güvencesi kapsamında olmadığı ve bu nedenle sendikal tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31/7 maddesi uyarınca bu tür bir istekte ispat yükümlülüğü işverendedir. Dolayısı ile, yukardaki olgular açıklığa kavuşturulduktan sonra, iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayanmadığı yönünde davalı tarafa delillerini bildirmesi için süre tanınmalı, davacının bu konudaki sunacağı karşı deliller değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy