(4857 2, 11, 19, 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan davalı İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirketi işyerinde onun işçisi olarak işe başladığını, daha sonra alt işveren uygulaması ile diğer davalı şirket üzerinde gösterildiğini, davalılar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini iddia eden davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirket vekili, davacının alt işveren işçisi olduğunu, davanın kendileri yönünde husumetten reddi gerektiğini savunurken, diğer davalı şirket vekili, 1.3.2004 tarihinde 1 yıllık ihale sözleşmesi ile asıl işverenden bilet satış, dağıtım, tahsilat, peron kontrol hizmetleri işinin alındığını, 1.3.2005 tarihinde biten bu sözleşmenin belirli süreli olduğunu, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, çalışan sayısının da 350 den 180 işçiye düşürüldüğünü, 1.5.2005 tarihin de bu nedenle davacı ve arkadaşlarının çıkarıldığını, feshin geçerli nedene dayandığını belirtmiştir.
Mahkemece davanın süresinde açıldığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca davacı ile belirli süre iş sözleşmesini gerektiren esaslı neden bulunmaması nedeni ile davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, davacının iş sözleşmesini gerektiren esaslı neden bulunmaması nedeni ile davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki koşullara uygun yapılmaması nedeni ile feshin geçerli nedene dayanmadığı, sendikal nedeninin kanıtlanmadığı, davalı İstanbul Ulaşım Şirketinin asıl işini diğer davalı şirkete ihale ile verdiği, davacının başlangıçta İstanbul Ulaşım şirketi işçisi olduğu, davalılara arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesine aykırı olduğu, İstanbul Ulaşım Şirketinin başlangıçtan beri asıl işveren olduğu gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının davalı İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirket işyerine işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağından her iki davalının sorumluluğuna karar verilirken, işe başlatmama tazminatı alt sınırdan davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
Karar davacı vekili tarafından işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenmesi nedeni ile davalılar vekilleri tarafından ise cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının başlangıçta bilet satış, dağıtım, tahsilat, peron kontrol hizmetlerini yürüten davalı İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirket işçisi olarak işe başladığı, davalının bu hizmetleri daha sonra ihale ile alt işverene verdiği ve davacının bu kez alt işveren işçisi olarak aynı işyerinde çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın asıl işveren işçisi iken, asıl işin alt işverene verilmesi ve alt işveren işçisi olarak çalıştırılmaya devam etmesi nedeni ile davalılar arasındaki sözleşmenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesine aykırı olduğu ve davacının başlangıçtan beri İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirket işçisi sayılması gerektiği yönündeki tespiti yerindedir. Keza davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, iş güvencesi kapsamında kaldığı ve iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki koşullara uygun yapılmaması nedeni ile feshin geçerli nedene dayanmadığı, sendikal nedeninin kanıtlanmadığı yönündeki değerlendirme de dosya içeriğine uygundur.
Ancak, davalı İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirketi başlangıçtan beri asıl işveren sayıldığı ve diğer davalının işverenlik sıfatı bulunmadığı kabul edilmesine rağmen, davalı PEYTEM LTD. Şirketi yönünden davanın husumetten reddi yerine, adı geçen davalının işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağından birlikte sorumlu tutulması hatalı bulunmuştur. Diğer taraftan, davacının işyerindeki kıdeminin 8 yıldan fazla olduğu maddesinde düzenlenen ve iş güvencesi tazminatı olarak adlandırılan işe başlatmama tazminatının işçinin kıdemi, fesih nedeni, işçinin aldığı ücretin miktarı gibi nedenler dikkate alınarak 4 ila 8 ay arasında belirlenmesi gerekir. Davacının kıdemine göre iş başlatmama tazminatının 5 ay olarak belirlenmesi yerinde olacaktır. Mahkemece bu tazminatın alt sınırdan takdiri isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı PEYTEM LDT. Şirketi hakkında açılan davanın husumetten REDDİNE,
3. Davalı İstanbul Ulaşım Sanayi Anonim Şirketi hakkında açılan davanın KABULÜ ile,
a) Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
b) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
c) Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararının kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
4. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 25.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy