(4857 S. K. m. 17, 41, 44, 46, 47) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, resmi, dini ve milli bayram gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile kıdem tazminatı ihbar tazminatı, hafta tatili çalışma ücreti, fazla çalışma ücreti, resmi tatil, milli ve dini bayram tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile işten ayrılması, çalışmasına davalı şirketin son vermemesi nedeni ile kıdem ihbar tazminatı istemesinin mümkün olmadığını, fazla çalışma, resmi tatil ücreti istemlerinin haksız olduğunu, 31.5.2005 tarihli posta havalesi ile yapılan ödeme sonrası, ibraname imzaladığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, ibranamenin geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı işveren davacının kıdem ihbar tazminatı istemesinin mümkün olmadığını, fazla çalışma resmi tatil ücreti istemlerinin haksız olduğunu ileri sürdüğüne göre, ayrıca ibranameye dayanarak ödendiği savunması açık bir çelişki oluşturur. İbranamenin içeriği ile davalı işverenin savunması arasında çelişkili bir durum söz konusudur. Bu durumda hukuken geçerli bir ibranameden söz edilemez. Davacı istekleri, mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy