(5277 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi hizmet aktinin 31.3.2005 tarihinde haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren 5277 sayılı yasa gereğince emekli olarak çalışmakta olan davacının seçimlik hakkını kullanarak emekli aylığını almayı tercih ederek işten ayrılma iradesini göstererek işten ayrıldığını bu nedenle kıdem tazminatı alma hakkına sahip olmadığını savunmuştur.
Mahkemece davacının 2.2.1998 tarihinde kıdem tazminatını ihtirazi kayıtsız aldığı bu nedenle bu tarihe kadar hizmet süresinin nazara alınamayacağı, 2.2.1998 tarihinden sonra aynı işte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam ettiği 5277 sayılı yasanın 25/f maddesi gereğince davacıya 24.3.2005 tarihinde seçimlik hakkını kullanması için tebligat yapıldığı, seçimlik haklarından hangisini kabul ettiğini bildirmesi beklenmeden adı geçenin işverence 31.3.2005 tarihinden hizmet aktinin feshedildiği gerekçesi ile son döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.
5277 sayılı yasa ile emekli aylığı almakta iken çalışanlara seçimlik hak tanınmıştır. Davacıya bu seçimlik hakkını kullanması için yasada belirtildiği şekilde 24.3.2005 tarihinde tebligat yapılmıştır. Davacı yasa gereğince seçimlik hakkını 7 gün içinde kullanmak zorundadır. Dosyada bu hakkını kullandığına ilişkin yazılı belge bulunmamaktadır. Davalı işveren davanın sözlü olarak emekli aylığını tercih ettiğini savunmuştur. Davacının bu beyana itirazı olmadığı gibi yasada belirtilen süre içinde emekli aylığını kestirdiğine ve davalıda çalışacağına ilişkin bir beyanı bulunmamaktır. Böyle olunca davacının emekli aylığını almayı tercih ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı seçimlik hakkını kullanarak işten kendisi ayrıldığından kıdem tazminatı talep etmesi mümkün değildir. Aynı konuda mahkemenin direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca da kıdem tazminatı alamayacağına ilişkin karar verilmiştir.
Yukarıda anlatılan nedenlerle davacının kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 25.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy