(4857 S. K. m. 18, 19, 21) (1086 S. K. m. 74, 76)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek feshin iptaline ve tekrar işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen kabulü ile ödenmeyen 4 aylık ücretinin tahsiline karar vermiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalıya ait sitede 5 yıldır bekçi ve site görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirten davacı, vekili aracılığı ile feshin iptaline, tekrar işe başlatılmasını, yasadaki tazminatlar hükmedilmesini talep etmiş, yargılama sırasında da boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kendi isteği ile ayrıldığı, feshin iptali ve işe iade isteminin yerinde olmadığı, ancak davacının işten ayrılmadan önce 4 aylık ücretinin ödenmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca, hakim taleple bağlıdır. Ayrıca aynı yasanın 76. maddesi uyarınca hakim resen Türk Kanunlarını uygulamalıdır. Kısaca hukuksal nitelendirmeyi hakim resen yapmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve 21. maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümleri olarak adlandırılan feshin geçersizliği, işe iade ve feshin geçersizliğinin sonucuna bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağının belirlenmesi isteminde bulunmaktadır. Davacının çalışma dönemi olan fesihten önce ücret alacağı ile ilgili istemi olmadığı ve feshe bağlı boşta geçen süre ücret alacağının belirlenmesini istediği, halde talep dışında çıkılarak ve hukuki nitelendirmede hata yapılarak ücret alacağının tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
Yukarda açıklandığı gibi, feshin geçersizliği ve işe iade isteminin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19 ve 20. maddeleri uyarınca incelenmesi, feshin geçersizliğine karar verildiğinde ise, işe başvurup başvurmama şartına göre boşta geçen süre ücret ve diğer hakların belirlenmesi ve işe başlatılıp başlatılmaması sonucuna göre de işe başlatmama tazminatının aynı yasanın 21. maddesi uyarınca tespiti gerekir. Feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde asıl istektir. İşe başlatmama ve 4 aya kadar boşta geçen süre ücret ve diğer hakların belirlenmesi ise, feshin geçersizliğine ve şarta bağlı ikincil tespit niteliğindeki isteklerdir.
Feshin geçersizliğini istenmesi için ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi koşulu ile işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması, işyerinde fesih bildirim anında 6 aylık kıdeminin bulunması, işverene ait aynı iş kolundaki işyerlerinde toplam 30 ve daha fazla işçinin çalışmış olması ve işçinin işveren vekili olmaması şartları olan iş güvencesi kapsamını belirleyen şartlar yanında, işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı veya geçerli nedene dayanmaması gerekir. İşveren işçinin iş sözleşmesini anılan 18. maddeye göre işletmenin, işyerinin ve işin gerekleri yanında, işçinin davranışlarından veya yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle feshedebilir. Ayrıca aynı yasanın 19. maddesi uyarınca geçerli nedenle feshin, yazılı yapılması, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesindeki haklı nedenler dışında, davranışlarından kaynaklanan nedenle fesihte işçinin savunmasının alınması gerekir.
Dosya içeriğine ve tanık anlatımlarına göre, davacının iş sözleşmesinin 15.12.2005 tarihinde eylemli olarak davalı işveren tarafından feshedildiği, davanın 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca 1 aylık süre içinde 19.12.2006 tarihinde açıldığı, 04.01.2006 tarihinde işverence tutulan terk tutanağı ve bu tarihli feshin sonuca etkisi olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin davacı işçinin kendi isteği ile ayrıldığı yönündeki değerlendirmesi de hatalıdır.
İş sözleşmesi işveren tarafından feshedildiğine göre, öncelikle 18. madde uyarınca davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanmadığı belirlenmeli, kapsama giren işçi olduğu takdirde feshin 19. maddesindeki koşullara uygun olup olmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy