(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 2, 17, 41)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu taraflar arasındaki temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir.
Yardımcı iş olan güvenlik işinin alt işverene verilmesine engel bir durum bulunmamaktadır. Somut olayda da dosya içindeki sözleşme örneği ile taraf beyanları ve tanık anlatımlarından, davalılardan T.. Güvenlik Ltd. Şirketinin diğer davalıya ait işyerinde güvenlik işini yürüttüğü anlaşılmaktadır. Davacı işçinin de asıl işverenden alınan iş kapsamında alt işveren işçisi olarak çalıştığı dosya içeriği ile sabit olmuştur. Alt işverenlik sözleşmesinin 5.5. maddesinde, çalışan personelle ilgili olarak İş Kanunundan doğan yükümlülüklerin alt işverene bırakılmış olması, asıl işverenin 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesindeki sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Sözü edilen yasanın 2/6. maddesinde, "Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" şeklinde kurala yer verilmiştir. Böyle olunca davalı asıl işveren hakkında hüküm kurulması gerekirken, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.07.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy