(4857 S. K. m. 2, 18, 21) (5188 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu uyarınca, özel güvenlik görevlilerinde aranan şartları taşımadığından ve şirket içinde başka bir pozisyona yerleştirilemediğinden, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, feshin işyeri ve işletme gereklerine dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işyerinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalı işyerinde asıl işte alt işveren işçileri olmak üzere 46 işçi çalıştırıldığı, alt işveren işçilerinin işçilerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca muvazaalı işlem nedeni ile başlangıçtan beri davalı işveren işçisi oldukları, davalı işverenin 7 güvenlik görevlisinden 4'ünün de taşeron firma işçisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin 5188 sayılı yasanın 10. maddesinde lise mezunu olma koşulunu içermemesi nedeni ile feshedildiği, oysa aynı maddenin geçici 1. maddesinde 2945 sayılı yasa döneminde çalışan güvenlik görevlilerine beş yıl süre ile çalışma izni verildiği, davacının getirilen lise mezunu olma şartını, yerine getirme imkanının bu süre içinde bulunduğu, davalı işverenin güvenlik hizmeti ihtiyacının devamlı olduğu, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilirken, işe başlatılmaması halinde davacının kıdemi dikkate alınarak 6 aylık brüt ücreti tutarında tazminat belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak 1999 yılında işe başlayan davacı işçi için 4857 sayılı iş Kanunu'nun 21. maddesinde 4 ila 8 ay arasında belirlenmesi gereken işe başlatmama tazminatının 6 aylık ücret tutarında belirlenmesi hatalı bulunmuştur. Dairemizin uygulaması gereği bu tazminatın işçinin kıdemi, fesih nedeni, ücretin yüksekliği gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Davacının kıdemine ve fesih nedenine göre bu tazminatın 5 ay belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı iş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1) Mahkemenin kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,
2) Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen dayalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4) Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının dayalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacının yapmış olduğu 38.80 YTL yargılama giderinin dayalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450- YTL ücreti vekaletin dayalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine İADESİNE, kesin olarak, 19.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy