(4857 S. K. m. 25, 32) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ücret, ihbar, kıdem tazminatı bayram ve resmi tatil ile fazla çalışma alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin işverence haklı nedenle yapılıp yapılmadığı ve davacının hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücret alacakları konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda davacının işyerine aldığı tüp sayısından fazla irsaliye keserek işyerinden haksız kazanç sağladığı gerekçesi ile 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/ II-e iş akti feshedilmiş olup davalı işverenlikçe yapılan fesih haklı nedene dayandığından davacı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3- Dosyada bulunan bir kısım çalışma dönemine ait ücret bordroları ve ücret pusulalarında fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuklarının yapıldığı, davalı tarafından itirazi kayıt konulmadan imza edildiği ve davacı tarafça imzaya itiraz edilmemiştir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu isteklere ilişkin dosyada herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığı belirtilerek tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmıştır. Mahkemece ücret bordroları dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporuna itibarla anılan isteklerin kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy