(4857 S. K. m. 20, 22, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, fabrika müdürü olarak çalışan davacının işveren vekili olduğu için iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, iş sözleşmesinin yerilen görevi uyanlara rağmen yerine getirmemesi nedeni ile İş Kanunu'nun 25/11. maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının tek basma kendi inisiyatifi ile işçi alma ve çıkarma yetkisinin olmadığı, davalı işverence feshin haklı nedene dayandığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile işe iade davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı şirkette 20.12.2005 tarihinde yapılan organizasyon değişikliği ile 1.1.2006 tarihinden geçerli olmak üzere fabrika müdürlüğü, üretim müdürlüğü ve teknik müdürlüğün fabrika müdürlüğü altında birleştirildiği, işyerinde 20.12.2005 tarihinde yapılan yazılı duyuru ile teknik müdür olarak çalışan davacının fabrika müdürlüğü görevine getirildiği hakkında çalışanlara bilgi verildiği, işyerinde ücretlerin Ocak ayı başından geçerli olmak üzere her yıl Mart ayında belirlenmesi nedeni ile organizasyon değişikliği kapsamında davacıya verilen yeni görevi ile ilgili ücret miktarının bildirilmediği, davacının bu şartlar dahilinde yeni görevini 2006 yılı Mart ayma kadar yürüttüğü, daha sonra Mart 2006 tarihinde açıklanan ücretin yeni görevin yetki ve sorumluluklarını karşılayacak miktarda olmadığı gerekçesi ile fabrika müdürlüğü görevini yapmayacağını, önceki görevini yürütmeye hazır olduğunu bildirdiği, davalı işverence davacının verilen görevi ihtarlara rağmen yerine getirmediği gerekçesi ile iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacıya verilen fabrika müdürlüğü görevinin önceki görevine göre daha ağır bir iş yükü ve sorumluluk getirdiği açıktır. Her ne kadar olayda sözü edilen unvan için daha önceden belirlenmiş bir ücret bulunmamakta ise de, daha geniş yetki ve sorumlukları taşıyan söz konusu göreve paralel bir ücret ödenmesini beklemek davacı yönünden doğal karşılanmalıdır. Davacı işçinin önceki unvanına göre daha geniş yetki ve sorumlulukları taşıyan fabrika müdürlüğüne atanması şeklen lehine gözükmekte ise de, ücretin açıklanmasından sonra yapılan değişikliğin aleyhine olduğu ortaya çıkmıştır. Ücret değişikliğinden sonra davacının yapılan değişikliği kabul etmediğini ve önceki görevini yapmak istediğini yazılı olarak bildirmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/11. maddesi anlamında verilen görevi yerine getirmeme olarak değerlendirilemez. Davacının sözü edilen yazılı beyanı ve ardından iş sözleşmesinin davalı işverence feshi anılan Kanunun 22. maddesi çerçevesinde ele alınmalı; yapılan değişikliğin ve bu bağlamda feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı üzerinde durulmalıdır. Dosya kapsamına göre, işletmesel karar sonucunda yapılan organizasyon değişikliği, çalışma koşullarında aleyhe değişiklik yapmak için geçerli neden teşkil etmektedir. Geçerli nedene dayanan değişikliğin davacı tarafından kabul edilmemesi üzerine yapılan fesih de geçerli nedene dayandığından davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Hüküm: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 16.2.2007 gün ve 2043-117 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (20.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500 YTL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy