(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, Mersin ilinde davacının çalıştığı Pozcu şubesinin kapanmasın nedeni ile personel fazlalığı oluştuğunu, gönüllü ayrılmak isteyenlere ihbar ve kıdem tazminatlarının ödeneceğine dair duyuru yaptıklarını, davacının da dilekçe vererek iş sözleşmesinin feshedilmesini istemesi üzerine tazminatları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davalı işverenin davacının istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini kendisinin feshettiği iddia edilmesine rağmen ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesinin çelişkili olduğu, istifa dilekçesinin baskı altında imzalatıldığının davacı tanıklarınca beyan edildiği, davalı işverenin birden fazla şubesinin bulunduğu ve bir şubesinin kapatılmasının fesih nedeni yapılamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı şirketin Mersin Pozcu mağazasının kapatılması üzerine oluşan personel fazlalığı nedeni ile gönüllü ayrılmak isteyenlere tazminatlarının ödeneceğine ilişkin duyuru yapıldığı, davacının da 15.9.2006 tarihli dilekçe imzalayarak tazminatlarının ödenmesi kaydıyla iş sözleşmesinin feshedilmesini istemesi üzerine ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı iş sözleşmesinin feshedilmesini istediğine dair dilekçenin baskı altında alındığını ileri sürmüştür. Dinlenen iki davacı tanığı Pozcu mağazasının kapatılması nedeni ile personel fazlalığı oluştuğunu ve işyerinde gönüllü olarak ayrılmak isteyenlere tazminatlarının verileceğinin duyurulduğunu açıklamışlardır. Bir davacı tanığı gönüllü ayrılmak istemeyenlere tazminatlarının ödenmeyeceğinin belirtildiğini ifade etmiş ise de, diğer davacı tanığı kendisine de istifa dilekçesinin imzalattırılmak istendiğini, ancak imzalamadığı halde tazminatlarının ödendiğini açıklamıştır. Mevcut delil durumuna göre iş sözleşmesi davacının verdiği dilekçe üzerine feshedilmiş olup, dilekçenin baskı altında imzalandığı davacı tarafından yeterli ve inandırıcı delille kanıtlanmış değildir. Böyle olunca iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiği kabul edilmelidir. Davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Mersin 2. İş Mahkemesinin 14.5.2007 gün ve 202-85 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın reddine,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 137.20 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500.-YTL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy