(4857 S. K. m. 32, 41)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatı, izin, ücret ile fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin işyerinde çalıştığı süreler uyuşmazlık konusudur. Davacı kesintisiz çalıştığını ileri sürmüş, davalı işveren ise davacının aralıklı çalıştığını, hizmet süresinin SSK kayıtlarında görülen kadar olduğunu bu sürelere itibar edilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının aralıksız çalıştığı kabul edilerek dava konusu istekler hesaplanıp hüküm altına alınmıştır.
Davacı ispatla yükümlü olduğu kesintisiz çalışma olgusunu her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamamıştır. Bu konuda soyut nitelikteki davacı tanık beyanları ile sonuca gidilmesi doğru olmaz. Davalı işveren bir kamu kurumudur. Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarında geçen süre dışında işçinin çalışmasının yazılı delil ya da bu dönemde çalışan bordrolu işçilerin tarihleri açıklayan kesin anlatımları ile kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacı tanıklarının beyanları yeterli değildir. Bu itibarla Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarına değer verilerek davaya konu istekler yönünden hesaplama yapılmalıdır. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davacı işçi, son yerel seçimlerinden sonra seçimleri kazanan belediye başkanının sırf yandaşlarını işe almak amacıyla iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kötüniyet tazminatı istemiş ise de, ispat yükünün kendisinde olduğu bu hususu kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Dinlenen davacı tanıkları bu konuda somut açıklamalarda bulunmamışlardır. Bu nedenle anılan isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.07.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy