(4447 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, izin ücreti ve iş göremezlik ödeneğinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.10.2007 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Avukat......ile karşı taraf adına Avukat......San A.Ş. adına avukat......2- Türkiye İş Kurumları Genel Müdürlüğü adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinledikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla, davalı işveren ile dahili davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi davalı işverene karşı açtığı bu davada, Türkiye İş Kurumuna işten ayrılmaya dair işverence doğru bildirim yapılmadığı için işsizlik ödeneğini alamadığını beyan ederek, davalı işverenden işsizlik tazminatının ödenmesini talep etmiştir. Daha sonra davaya Türkiye İş Kurumu dahil edilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemece işsizlik ödeneğinin dahili davalı konumunda olan Türkiye İş Kurumundan tahsiline, faiz, masraflar ve avukatlık ücretinin ise davalı işverene yükletilmesine dair karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda dahili dava kurumu öngörülmemiştir. Bu konuda ek dava açılmaksızın Türkiye İş Kurumuna dahili dava yoluyla husumet yönetilmesi ve aleyhine hüküm kurulması isabetli değildir.
Diğer yandan, davacı işçiye işverence kıdem tazminatı ödendiğine göre mahkemece yapılacak iş, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde feshedildiğinin tespiti yönünde bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Davacı işçi, söz konusu karar ile 4447 sayılı yasanın 50. maddesi uyarınca işsizlik sigortası ödeme yükümlüsü olan Türkiye İş Kurumuna başvurmalıdır. İşçiye anılan Kurum tarafından yapılacak olan ödemenin ardından, gecikmeden kaynaklanan zararları için işçi tarafından işverene karşı dava açması gerekir. Somut olayda işveren yönünden de işsizlik ödeneğinin faizi ve masrafları ile avukatlık ücreti bakımından hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen
YTL. Duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy