(4721 S. K. m. 2) (4857 S. K. m. 17)
Dava: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kötüniyet tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı noktasında taraflar arasında tartışmalıdır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar önemli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu kakın da her hak gibi Medeni Kanun'un 2. maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi taktirde, fesih hakkı kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işverenin 17. madde uyarınca bildirim sürelerine ait ücretin 3 katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma ve hesabı 4857 sayılı iş Kanunu önemli değişiklikler getirmiştir. Öncelikle 17. maddenin 6. fıkrasının açık hükmüne göre, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
1475 sayılı İş Kanunu'nda, işçinin sendikaya üye olması, şikayete başvurması gibi sebepler kötüniyet halleri olarak örnekseme biçiminde sayıldığı halde 4857 sayılı İş Kanunu'nda genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikayet etmesi, dava açması veya şahitlikte bulunması nedenine bağlı fesihlerin kötüniyete dayanmaktadır.
Tazminatın hesabı da 4857 sayılı İş Kanunu ile açıklığa kavuşturulmuştur. Kötüniyet tazminatı ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutan olarak belirlenmiş ve ayrıca ihbar tazminatının ödenmesinin gerektiği kurala bağlanmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatle dikkate alınmalıdır.
Somut olayda davacı, davalı işverenlikçe sık sık görev değişikliği yapıldığı, ücretsiz izne çıkartıp yerine başka işçi alındığını, TİS hükümlerine uyulmaksızın kötüniyetli olarak işten çıkartıldığını iddia ederek kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olup davalı işverenlik davacı işçinin haber verildiği halde yangın mahalline mazeretsiz olarak gitmediği gerekçesiyle Disiplin Kurulu'nca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece anılan istek doğrultusunda karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece kötüniyet tazminatı isteği hüküm altına alınmış ise de, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının iş sözleşmesinin Disiplin Kurulu'nca davacının yangın olduğunu bilerek oturduğu kahvehaneden kalkmadığı gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının iş akdinin siyasi veya sendikal nedenle kötüniyetli olarak feshedildiği ispat yükü kendisinde olan davacı işçi tarafından usulünce ispat edilmemiştir. Kötüniyet tazminatı istediğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2008 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı Belediye Su İşleri'nde çalışan davacının iş sözleşmesi, 08.07.2005 günü gece saat 22.00'da arazide meydana gelen yangına müdahale edilmesi için o sırada bulunduğu kahvehaneden çağrılmasına rağmen göreve gitmemesi nedeniyle TİS Ceza Cetveli'nin 22. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Fesih sebebi yapılan olay günlük normal çalışma süresi dışında meydana gelmiş ise de iddia savunma ve dosya içeriğine göre davacının olay günü geceleyin görevli olduğu gece nöbetinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacının çağrıldığı fakat yangın olduğunun söylenmediğine ilişkin tanık beyanı inandırıcı değildir. Öyle olsa bile davacı olay gecesi izinsiz olarak işyerini terk edip kahvehaneye gitmiş ve görev yerinde bulunmadığı gibi çağrılmasına rağmen kahvehaneden de ayrılmamıştır. Açıklanan duruma göre iş sözleşmesinin TİS'nin Disiplin Ceza Cetveli'nin 22. maddesi uyarınca feshedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmamıştır. Hükmün bu yönden de bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan bu yöne kapmasına almayan bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy