(1086 S. K. m. 437) (HGK. 08.10.2003 T. 2003/12-574 E. 2003/564 K.)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim (adi ortaklık) ile işyeri hekimi sözleşmesi imzalayan davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, adi ortaklığı davalı göstererek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacının dava dilekçesinde tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığı davalı olarak gösterdiği, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın dava ve taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile pasif ehliyet, bulunmayan davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının 03.07.2000 tarihli işyeri hekimi sözleşmesi ile davalı gösterilen ve üç şirketin oluşturduğu adi ortaklık ile sözleşme imzaladığı, iş sözleşmesinin 12.01.2007 tarihinde iş bitimi nedeni ile feshi üzerine, adi ortaklı aleyhine dava açtığı, adi ortaklığın oluşturduğu üç şirketinde aynı avukata ayrı ayrı vekâletname vererek davaya cevap verdiği anlaşılmaktadır.
03.07.2000 tarihli işyeri hekimi sözleşmesini davacı işçi ile Nurol-Tekfen-Yüksel NTY Adi Ortaklığı imzalamıştır. Her ne kadar sözleşmede Adi ortaklıktan söz edilmiş ise de, sözleşmenin davalı tarafı gerçekte Nurol İnş. Tic. A.Ş., Tefken İnş. Tes. A.Ş ve Yüksel İnş. A.Ş.'dir. Hukuk Genel Kurulunun 8.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, tüzel kişilikleri olmadığından taraf ehliyeti yoksa da, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi davalı gösterilen adi ortaklığın ortakları dava dilekçesinin tebliği üzerine aynı avukata ayrı ayrı vekaletname vererek davaya cevap vermişlerdir. Böylece davalı şirketler husumeti kabul etmişlerdir. Davanın adi ortaklığı oluşturan şirketlere karşı açıldığı kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta davada taraf teşkili tamamlandığından uyuşmazlığın esası incelenerek bir sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde davanın reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy