(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi İçinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işveren tarafından geçerli fesih bildiriminde bulunulmadığını belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının 2006 yılında 55 yaşını doldurduğunu, Toplu İş Sözleşmesinin 13/A-I maddesi uyarınca emekliye ayrılmasına karar verildiğini, sözleşmesinin aynı maddesinin A-4 fıkrası gereği 25.01.2007 tarihine kadar davacıdan emekliliğini isteyip istemediğinin 24.03.2006 tarihine kadar bildirmesinin istendiğini, aksi takdirde 25.08.2006 tarihine kadar yıllık izin, daha sonra 22.01.2007 tarihine kadar sözleşme gereği 22 yıllık ihbar öneli kullandırılacağının belirtildiğini, iş sözleşmesinin sözleşme hükmüne uygun bir bildirim ile feshedildiğini, yasaya aykırı bir durum olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, işverenin TİS hükmü gereği emekliliği gelenlerin iş sözleşmesini feshettiği, genel ve objektif olarak uyguladığı, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından kullanılmayan yıllık ücretli izin ve sözleşme gereği de önel süresi verilerek ve 22.01.2007 tarihinde iş ilişkisi sona erdirilmek üzere 06.03.2006 bildirim ile feshedildiği, ancak yargılama sırasında emsal davalarda iş gücü fazlalığının giderilmesinde belirli bir yaş sınırında olma ve emekliliğe hak kazanmış bulunma iş sözleşmesi feshedilecek işçinin seçiminde sosyal seçim kriteri olarak kabul edilebilirse de, uygulamanın genel ve objektif bir şekilde yapılması, işverenin fesih nedeni ile çelişen uygulamalarda bulunmaması gerekmektedir. Aksi halde, feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki emeklilik ile ilgili düzenlemenin genel olarak uygulanıp uygulanmadığı anlaşılamamaktadır. Emeklilik ile ilgili düzenlemenin işyerinde genel olarak tüm işçileri objektif şekilde uygulandığı takdirde, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Aksi halde ise, fesih geçerli nedene dayanmadığından davanın kabulüne karar verilmelidir gerekçesi ile Dairemizin bozma kararları üzerine, davalı işverenin Emsal kararın bozulduğu, fesihten vazgeçmemek ve emekli etme hakkı saklı kalmak kaydı ile mahkeme sonucuna kadar çalışmaya devam etmesini belirttiği, bu şekilde iş ilişkisinin 25.01.2007 tarihinde sonlandırılmadığı, davacının halen işyerinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır, işverenin 06.03.2006 tarihinde önel vererek yaptığı fesih bildirimi, 25.01.2007 tarihindeki fesih gerçekleşmediğinden, hüküm doğurmamıştır. Davacı işçi halen çalışmasına devam etmektedir. Dava konusuz kalmıştır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Konusuz kalan davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davalı işveren dava açılmasına neden olduğundan, davacının yapmış olduğu, 34.90 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500-YTL ücreti vekaletin dava açılmasına neden olan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, kesin olarak, 18.02.2008 gününde oybirliği ile ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy