(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının 27.9.2006 ve 28.9.2006 tarihlerinde izinsiz olarak işe gelmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının devamsızlık yaptığı günlerde rahatsızlığının işe gitmesini engelleyecek nitelikte olmadığı, davacının önceden izin aldığını kanıtlayamadığı, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-g maddesine göre işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi fesih için haklı nedendir. Buna göre belirtilen devamsızlığın haklı bir sebebe dayanmaması gerekir. İnceleme konusu olayda davacının rahatsızlığı nedeni ile Devlet Hastanesine gittiği hastane kayıtlarından açıkça anlaşıldığı gibi, tanık anlatımlarına göre davacının rahatsızlandığı gün eşi tarafından telefonla işyeri aranmış ve izin istenmiştir. Mevcut delillere göre davacının devamsızlığı haklı bir sebebe dayanmaktadır. Bu durumda feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilemez. Davacının işe iade isteğinin kabulü, gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Mersin 2.İş Mahkemesinin 13.3.2007 gün ve 269-31 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 500 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (66.00) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak, 18.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy