(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı ait işyerinde müşteri hizmetleri bölümlünde çalışan ve abonelik sözleşmeleri yapmakla görevli olan davacı işçinin, oturduğu eve ait kullanıcı sözleşmesi gereği ödemesi gereken depozito bedelini ödemediği, evden ayrılmasına çok kısa bir süre kala sisteme hayali giriş yaparak 60 YTL iade aldığı, ayrıca yeni taşındığı ev için yaptığı sözleşmeye istinaden yine herhangi bir tahakkuk yaptırmadığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi, işverene verdiği savunmasında isnat edilen eylemleri doğrulamıştır. İşyerinde çalışan personele depozito bedeli konusunda tanınmış bir muafiyet bulunmamaktadır. İş sözleşmesi karşılıklı güven esasına dayanan ve sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Güven ilişkisinin sarsıldığı durumlarda taraflardan sözleşmeye devam etmeleri beklenemez. Davacının feshe neden yapılan davranışları İş Kanunu'nun 25/II-e maddesinde öngörülen doğruluk ve bağlılığa uymayan eylemlerdir. Feshe yetkili olmayan amiri konumundaki kişilerin olaydan haberdar olmaları veya davalının herhangi bir maddi zararının doğmamış olması varılan bu sonuca etkili değildir. Kaldı ki, amirlerinin yapılan işlemden haberdar oldukları da yeterince kanıtlanmamıştır. Böyle olunca feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 8.6.2007 gün ve 196-377 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (30.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 18.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy