(4857 S. K. m. 25, 34)
Dava: Davacı, işçilik haklarının faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. Tüfek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, davacının iş sözleşmesine haksız olarak 20.03.2006'da son verildiğini belirterek dava konusu alacaklarını istemiştir.
Davalı vekili davacının boyacı ustası olarak çalıştığını, görevi esnasında kusurlu yüklemeden kaynaklanan zarara sebebiyet vermesi üzerine, çok ağır kusuru nedeni ile sözleşmesinin haklı nedene dayanılarak 4857 s. İş Yasasının 25/2 (i) bendi uyarınca feshedildiğini belirtmiştir.
Mahkemece; davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın önel verilmeksizin sona erdirildiği, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesi ile karar verilmiştir.
Davacının 68 DF 412 plakalı aracın yüklenmesi sırasında, hatalı yükleme sonucu, malzemelerin zarar görmesinde kusuru olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan, kusurlu ise kusur oranı ve oluşan zararın 30 günlük ücretinden fazla olup olmadığı, tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit ettirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması hatalı olup, kusur ve zarar konuları açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacı işçinin kusurlu olduğu ve buna göre zarar tutarının işçinin 30 günlük ücretini aştığı belirlendiğinde, işverence yapılan fesih 4857 s. İş Yasasının 25/2 (i) bendi uyarınca haklı olduğundan, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir. Aksi durumda şimdiki gibi isteklerin kabulüne karar verilmelidir.
3- İkramiye, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, fazla çalışma ücreti geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesine göre gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava ve ıslah/ek dava tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.
Somut olay yönünden ikramiye, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, fazla çalışma alacakları yönünden davalı işveren dava tarihinden önce temerrüde düşürülmüştür. Islah dilekçesinde bu alacaklar için muaccel oldukları tarihten itibaren faiz istenmiştir. Talep doğrultusunda ıslah ile artırılan miktar yönünden temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmemiş oluşu hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy