(1086 S. K. m. 275) (4857 S. K. m. 18, 20, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, en son banka şubesinde müdür olarak çalışan davacı işçinin, Şube personeline kaba, saygısız ve onur kırıcı davrandığını, mevzuatta aykırı ve risk doğurucu işlemler yaptığını, iş sözleşmesinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş müfettişinden alınan rapor itibar edilerek, davacı hakkındaki suçlamaların soyut suçlamalar olmaktan öteye geçmediği, somut delillerle kanıtlanmadığı, davacının davranışlarının işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine etkide bulunmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Belirtmek gerekir ki, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275. maddesinde belirtildiği gibi, mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin görüşüne başvurabilir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Somut uyuşmazlıkta mahkeme hakiminin genel hukuk bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olan davacının davranışlarından kaynaklanan haklı yada geçerli nedenle iş sözleşmesinin feshi konusunda iş müfettişi bilirkişiden rapor alınması anılan usul kuralına aykırıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığını şart koşar. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan bu nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir
İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır. İşçinin talimatlara uymaması, işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli fesih hakkı verir.
Dosya içeriğine göre, banka şubesinde müdür olarak çalışan davacı işçinin, 1999 ve 2003 yıllarında kredi kullandırım aşamasında riskli işlem yapması ve şube personeline olan davranışlarının kötü olması nedeni ile kınama ve uyarı disiplin cezaları aldığı, 11.02.2004 tarihinde aynı nedenlerle savunmasının alındığı anlaşılmaktadır. Davacı hakkında iş sözleşmesinin feshini gerektiren olay ise, aynı şubede çalışan bir bayan işçinin 20.02.2004 tarihli dilekçesi üzerine başlatılmış ve müfettiş raporu sonrası davacının iş sözleşmesi aynı nedenlerle feshedilmiştir. Şikâyet dilekçesi veren bayan işçi, davacının kötü davranışları nedeni ile başka bir işyerine tayin istemiştir. Adı geçen işçi duruşmada da davacı hakkında şikâyetini doğrulamıştır. İş müfettişinin de tüm banka personelini dinlediği ve bunun sonucunda, davacının Şube personeline kaba, saygısız ve onur kırıcı davrandığı, mevzuatta aykırı ve risk doğurucu işlemler yaptığı tespitine ulaşmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin görev süreci izlendiğinde, disiplin cezaları ve hakkındaki şikâyetler dikkate alındığında, davranışlarının iş yerinde önemli ölçüde olumsuzluklara yol açtığı, uyarılara rağmen davacının davranışlarının değişmediği, bu davranışlarının iş sözleşmesine aykırı ve sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğu, işyerini ve iş ilişkisini olumsuz etkilediği, iş ilişkisinin işveren açısından sürdürülmesinin beklenemeyeceği, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı, 20.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500.-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 04.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy