(4857 S. K. m. 18, 20, 21) (5521 S. K. m. 7)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine ve ayrıca kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, işyerinde 30 işçiden az işçi çalıştığını, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, ayrıca kötüniyet tazminatının işe iade davası ile birlikte açılamayacağını savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davalı işyerinde fesih bildirim tarihi itibari ile 7 işçi çalıştığı, işyerinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 30 işçi çalıştırma koşulu bulunmadığı için iş güvencesi kapsamında kalmadığı, keza işe iade davası ile birlikte kötüniyet tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İş güvencesi kapsamında feshin geçersizliği ve işe iade davalarında yapılacak yargılamada, seri yargılama usulü uygulanacağı 4857 sayılı İş Kanununun 20/III maddesinde açıkça belirtilmiştir. İşe iade davası dışında kalan diğer hak ve alacaklar ile ilgili davalar ise 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca sözlü yargılama usulüne tabidir. Dairemiz istikrarlı olarak, feshin geçersizliği isteminin seri yargılama usulüne, işçilik alacaklarına yönelik eda niteliğindeki istemlerin incelenmesinin ise sözlü yargılama usulüne tâbi olduğu noktasını esas alarak yaklaşmakta, birlikte aynı davada görülemeyeceğini, bu şekilde açılan davada işçilik alacaklarına ilişkin istemin tefrik edilerek, farklı bir esasta ayrı olarak yürütülmesi gerektiğini benimsemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı feshin geçersizliği ve işe iadesi yanında, ihbar tazminatının 3 katı tutarında kötüniyet tazminatı talep etmiştir. İşe iade ile birlikte kötüniyet tazminatının yargılama usulleri nedeni ile birlikte görülmesi olanağı yoktur. Birlikte görülmemesi istemin reddini değil, tefrikini gerektirir. Mahkemece kötüniyet tazminatı isteğinin tefriki yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy