(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21, 25) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının da aralarında bulunduğu 13 işçinin 8.11.2006 günü mesai bitiminden sonra topluca işyerini terk ettiklerini, 9-10.11.2006 günleri izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, iş sözleşmesinin bu nedenle İş Kanunu'nun 25/II-g maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunun 31.maddesine göre işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz. İşverenin, Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi halinde ise, İş Kanununun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinde özellikle fesih için geçerli sebep olmayacak hususlar arasında sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak da sayılmıştır. Yine İş Kanunu'nun 20.maddesinde yer alan feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür hükmü, feshin geçersizliğine karar verilmesine yönelik açılan davalar bakımından özel bir ispat kuralı öngörmüş bulunmaktadır.
İnceleme konusu olayda davalı işveren, feshin geçerli nedene dayandığını ileri sürmüş, davacı işçi de feshin gerçek sebebinin sendika üyeliği olduğunu iddia etmiştir. Davalı işverenin fesih nedeni olarak ileri sürdüğü devamsızlık olgusu fesihten sonraki tarihlere ait geçerli neden kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığını kabulü dosya içeriğine uygun düşmektedir. Davacı işçi fesihte sendikal neden bulunduğu konusunda sadece aynı sebeple işten çıkarılmış bir tanık dinletmiş olup, dosyada feshin sendikal nedene dayandığını gösteren başka bir delil bulunmamaktadır. Nitekim, aynı sebeple işten çıkarılan davacı tanığı dahil diğer işçilerin açtıkları davalarda sendikal neden iddialarına değer verilmemiş ve kararlar Dairemizce onanmıştır. Mevcut olgulara göre feshin sendikal nedene dayandığının kabulü doğru olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) İzmir 10. İş Mahkemesinin 30.4.2007 gün ve 519-129 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (20.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500. YTL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy