(4857 S. K. m. 19, 20, 21, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, Bursa Bölge Yönetici olan davacının bu görevinden alındığını, ancak iş sözleşmesinin feshedilmediğini, davacının görevini yerine getiremediğini, şirketi zarara uğrattığını, başka yerde geçici görevlendirilmek istendiğini, ancak kabul etmeyerek ayrıldığını, davanın reddi gerektiğini savunur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacının 01.09.2006 tarihinden sonra izinsiz ardı ardına 2 gün devamsızlık yaptığı, mazeret bildirmediği, işverenin iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre, Bursa Bölge Yöneticisi olarak çalışan davacının 01.09.2006 tarihinde yerine yeni yönetici atandığının ve davacının görevden ayrıldığının işveren yazısı ile bildirildiği, bu tarih itibari ile işverence görev gereği verilen eşyaların aynı tarihte davacıdan teslim alındığı, davalı işverenin 06.09.2006 tarihinde noter kanalı ile davacıya ihtar göndererek, 04-05-06.09.2006 tarihlerinde ardı ardına izinsiz gelmediği, mazereti var ise 2 gün içinde İzmir işyerine gelmesi gerektiği, geçerli neden sunmadığı takdirde iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. g maddesi uyarınca feshedileceğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
14 yıldır davalı işyerinde çalışan ve hiçbir neden belirtilmeden 01.09.2006 görevinden alınarak yerine yeni biri atanan İzmir'e atandığına dair belge bulunmayan davacının, haklarından vazgeçecek şekilde işyerinden ayrılması ve devamsızlık yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının bu tarihte görevinden alındığı ve başka bir yerde çalışma teklif edilmediği sabittir. Sonradan tutulan devamsızlık tutanakları ve bu nedenle gönderilen fesih bildirim yazısının sonuca etkisi yoktur. Davacının iş sözleşmesi 01.09.2006 tarihinde feshedilmiştir. Fesihte 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki yazılı bildirim ile açık ve kesin sebep bildirme koşullarına uyulmamış ve geçerli neden kanıtlanmamıştır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 40.00 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine İADESİNE, kesin olarak, 14.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy