(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 24, 41)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı işçi doktor tarafından primer hipertansiyon teşhisi konulduğunu ve hastalığının kendisini iş yapamaz duruma getirdiğini işverenin ise yoğun bir mesai yaptırdığını bu sebeple iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının çalışamayacak durumda olduğunu gösteren doktor raporu ibraz etmediğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/1-a bendindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/1-a maddesinde iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlike oluşturması halinde işçiye derhal haklı nedenle fesih hakkı vereceği düzenlenmiştir. Sağlık sebeplerinden dolayı işçinin iş sözleşmesini feshetmesi için; işin mahiyetinden doğan ve sözleşmenin yapıldığı sırada bilmediği işin konusunun, kendisinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olması gerekir
Somut olayda tekstil işyerinde makinacı olarak uzun yıllar çalışan davacı rahatsızlığını gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshetmiştir. Davacının geçirdiği rahatsızlık nedeniyle çalışmalarını sürdürüp sürdüremeyeceği konusun da alınan sağlık kurulu raporunda ağır beden gücü ve güneş altında çalışmasını gerektiren işlerde çalışmamasının yararlı olabileceği belirtilmiştir. Dinlenen davacı tanıkları işverenin davacı ve diğer çalışanları sık sık fazla çalışmaya kalmaları konusunda zorladığını davacının ise fazla çalışmaya kalmak istemediğini ifade etmişlerdir. Ancak mahkeme tarafından 24/1-a maddesin de belirlenen unsurlar yönünden gerekli inceleme yapılmamış, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir. Bu sebeple öncelikle davalı işyerinin niteliği, davacının çalışma koşulları ve yaptığı iş, yaşı ve hizmet süresi belirtilmek suretiyle üniversite bilim kurulundan heyet raporu alınmalı dosyadaki tüm delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy