(4857 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı bankaya ait şubede çalışan ve depresyonda olduğu dönemde iradesini yansıtmadığı ve ertesi gün geri aldığı halde, istifa dilekçesinin işleme konulduğunu, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istifa iradesinin bozucu yenilik doğurucu ve karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğurduğunu ve tek taraflı olarak kabule bağlı olmadığını, davacı depresyonda bu kararı vermiş ise de irade serbestîsine sahip olmadığı yönünde rapor verilmediği, sadece üzücü kararlar alabileceğinin belirtildiği, irade yoksunluğuna sahip bir hastalığının olmadığı, davacının vekil tutabildiği, işveren tarafından bir fesih bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve sunulan raporlara göre, davacının istifa dilekçesi verilmeden çok önce depresyon tanısı ile tedavi gördüğü, 08.02.2006 tarihinden itibaren 06.11.2006 tarihine kadar yatarak da tedavi gördüğü, bu tedavi sırasında 15.3.2006 tarihinde neden belirtmeksizin istifa dilekçesi verdiği, istifa dilekçesinin işleme konduğu, davacının ertesi gün 16.03.2006 tarihinde psikolojik tedavi gördüğünü, istifasının bundan kaynaklandığını, hataen verdiğini, ailesi ve geleceğini düşünerek geri çekilmesini istediği, ancak kabul edilmediği ve iş sözleşmesinin bu şekilde sona erdiği anlaşılmaktadır. Sağlık kurulu raporuna göre, davacının bilincinin açık, belleğinin normal olduğu, ancak depresyonda bulunan bir kişi olarak ani üzücü kararlar verebileceği, tepkisel olabileceği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/1.b maddesinde işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa işçi bildirimsiz iş sözleşmesini feshedebilir. Davacı bankacılık faaliyeti yapan bir işyerinde görev yapmaktadır. Depresyon tanısı ile iş ilişkisi devam ederken tedavi görmeye başlamıştır. Yatarak tedaviye başlanmasının üzerinden bir ay geçtikten sonra istifa ettiği, istifasının da bu rahatsızlığına bağlandığı, davacının bu istifasından sonra da yaklaşık, 8 ay tedavisinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının hastalığı bankacılık işi ile bağdaşmayan bir hal almıştır. Davacının iş sözleşmesini feshetmesinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç: İşçi bu fesih halinde kıdem tazminatına hak kazansa da, feshin geçersizliğini ve işe iadesini isteyemeyeceğinden sonuç itibari doğru olan davanın reddine dair kararın açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, 08.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy