(4857 S. K. m. 20, 25) (5521 S. K. m. 7) (1086 S. K. m. 214, 217, 274, 378, 501, 502, 503, 504, 505, 506)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan, Disiplin Kurulunca savunması alınmadan, Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak zarar ve kusur oranı saptanmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmiştir.
Davalı işveren vekili, tensip zaptının dava dilekçesi ile birlikte tebliğ üzerine ilk celse sunduğu dava dilekçesi ve eki şahsi sicil dosyasında davacının vardiya ustası olarak sorumluluğu altındaki 3 adet bobin makinesinin 2'şer saat süreyle kapalı kalmasına ve bu nedenle işverenin zararına sebebiyet vermesi nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-ı ve Toplu İş Sözleşmesi hükümleri gereğince Disiplin Kurulu Kararı ile haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işe iade davalarının seri yargılama usulüne tabi olduğu, esasa cevap süresinin 7 gün olduğunu, tarafların tüm delillerini de ilk celseye kadar ortaya koymaları ve ibraz etmeleri gerektiğini, bu konuda kesin süreye de gerek bulunmadığını, tensip ara kararı ile bunların belirtildiğini, davalıya ihtarat yapıldığını, davalı tarafın 7 günlük süre içinde cevap dilekçesini vermediği, ilk duruşmada ibraz ettiğini, tüm delillerini ibraz etmediğini, davacı tarafın muvafakat etmediğini, cevap dilekçesinin süresinde verilmediğini, işverenin geçerli feshi kanıtlayamadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının davacının kıdemi ve fesih nedenine göre 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak İş güvencesi çerçevesinde feshin geçersizliği ve işe iade davalarında yapılacak yargılamada, seri yargılama usulünün uygulanacağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/III maddesinde açıkça belirtilmiştir. Seri yargılama usulü, aslında yazılı yargılama usulünün biraz daha çabuklaştırılmış bir şeklidir. Bu nedenle, seri yargılama ile ilgili, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 501. maddesinden 506. maddesine (dahil) kadar hükümler başta olmak üzere, yazılı yargılama usulü hakkındaki genel hükümler (madde 178 vd), seri yargılama usulüne tabi dava ve işlerde de uygulanır (madde. 502). Seri usulde süreler daha kısadır: Cevap süresi yedi ve replik ile düplik süreleri beş günü geçemez. Hakim yargılamayı en yakın bir güne erteler (madde 505). Taraflara delillerini göstermeleri için ancak bir defa süre verilir.
HUMK.'un 214. maddesi uyarınca, iki taraf arasında dilekçeler alındıktan sonra davanın yargılama ve karar için yeterince aydınlanmadığı durumda, taraflara eksik delillerin bildirilmesi ve bu yönlerin açıklığa kavuşturulması gerekir. Aynı kanunun 217. maddesi uyarınca, davanın ispatlanması için delil bildirilmesi gerekiyor ise, taraflara uygun süre verilmesi gerekir. Keza, anılan kanunun 378. maddesine göre, Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse tanık hakkında 274. madde saklı olmak üzere ileri sürülen konuların yeni deliller ile ispatlanmasına karar verebilir.
Dosya içeriğine göre, tensiple davalı vekiline, cevap dilekçesini 7 gün içinde vermesi gerektiğinin 4 nolu ara kararı ile belirtildiği, ancak duruşma gününe kadar fesih ile ilgili belge ve delillerin sunulması için 2 nolu ara kararı ile kesin süre verildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın 7 günlük süre içinde cevap dilekçesini ibraz etmemesi, delil bildirmekten vazgeçtiği ve artık delil bildirmeyeceği anlamına gelmez. Davalı tarafın cevap dilekçesi süresinde değil ise de, sunulan şahsi sicil dosyası içinde fesihle ilgili belgeler olan disiplin kurulu kararı, tutanaklar ve diğer belgeler duruşma gününe kadar sunulmuştur. Bu sunum verilen kesin süre içerisindedir. Bu durumda yukarda belirtilen HUMK.'un 214, 217. maddeleri uyarınca işlem yapılması, sunulan kayıtlarda geçen Disiplin Kurulu kararı ile ilgili tüm evraklar, Toplu İş Sözleşmesi getirtilmeli, kusur ve zarar tespiti için işyerinde keşif yapılması, bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yazılı ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde davanın kabulü hatalıdır.
Diğer taraftan kabule göre, işyerinde kıdemi 13 yıl olan ve fesih nedeni anlaşılmayan davacı işçi için işe başlatmama tazminatının üst sınırdan belirlenmesi de ayrıca isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy