(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ücreti, bayram tatili ücreti, eksik ödenen ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin 06.02.2007 tarihli ıslah dilekçesi, 06.02.2007 tarihli duruşmada davalıya elden tebliğ edilmiştir. Aynı celsede davalı apartman yöneticisi, ıslah dilekçesini inceleyip beyanda bulunmak için süre talep etmiştir. Mahkemece, ıslah dilekçesine karşı dosyaya beyanda bulunmak üzere gelecek duruşma gününden bir hafta öncesine kadar davalı temsilcisine kesin mehil verilmiştir.
Davalı temsilcisi, gelecek duruşma günü olan 27.03.2007 tarihinden bir hafta öncesi, 20.03.2007 tarihli hakim havaleli dilekçesi ile kesin süre içerisinde, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmasına rağmen, mahkemece bu konu dikkate alınmamıştır.
Davalının süresinde yaptığı ıslaha karşı zamanaşımı defi karşısında davacının bir kısım hafta tatili ve bayram ve genel tatil alacaklarının zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılarak ıslah tarihine göre zamanaşımına uğrayan hafta tatili ve genel tatil alacakları belirlenerek ve gerekirse bu konuda ek bilirkişi raporu da alınması düşünülerek oluşacak sonuç doğrultusunda hafta tatili ve genel tatil alacaklarına hükmetmek gerekirken, mahkemece yazılı şekilde anılan alacaklara karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy