(2954 S. K. m. 49) (657 S. K. m. 4) (5521 S. K. m. 1) (Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılmasına İlişkin Yönetmelik m. 1, 5, 6)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı kurumda birden fazla yenilenen iş sözleşmesi ile çalıştığını ve iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe iade kararı verilmediği takdirde, ihbar ve kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı kurumun 2954 sayılı yasanın 49. maddesine göre istihdam edeceği personelin sayıldığını, kurum hizmetlerinin memur, işçi sayılmayan sözleşmeli personel ve geçici personel ile gördürüleceğinin hükme bağlandığını, bu düzenlemeye dayanılarak yönetmelik çıkarıldığını ve davacı ile bu yönetmelik gereği Kurumun diğer Görevlilerine yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel sözleşmeleri imzalandığını, davacının sosyal güvenlik bakımından SSK ile ilişkilendirilmesinin statüsünde değişiklik yapmayacağı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesine dayalı olarak çalışan olmadığı, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, kıdem ve ihbar tazminatı da isteyemeyeceği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının 2954 sayılı yasanın 49. maddesi kapsamında çıkarılan yönetmelik hükümleri uyarınca 2001 yılından bun yana yenilenen ve bir yıldan az süren Kurumun Diğer Görevlilerine Yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel Sözleşmeleri ile çalıştırıldığı ve sözleşmesinin kurumun itibarının önemli ölçüde zedelediği, görev yapmasının sakıncalı olduğu gerekçesi ile feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davalı kurum, 2954 sayılı yasa hükümleri uyarınca kurulmuş olup, aynı yasanın 49. maddesinde, kurumun hizmetlerini, memur, işçi sayılmayan sözleşmeli personel ve geçici personel ile gördürüleceği kuralına yer verilmiştir. Davalı kurum bu madde uyarınca, 2001 yılında yürürlüğe giren, Kurumun diğer Görevlilerine yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılması Yönetmeliği kapsamında davacı ile sözleşme imzalamıştır. Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, 1. madde de sürekli kadrolarla yürütülmesi mümkün olmayan ve bir yıldan az süreli işçi çalıştırılmasının amaç olarak belirtildiği, 5. madde de çalıştırılacak personelin nitelikleri ve alınma şartlarının, 6. maddede ödenecek ücretin sınırlarının saptandığı anlaşılmaktadır. 2954 sayılı yasanın 49. maddesindeki işçi sayılmayan geçici personel çalıştırılması ve buna bağlı olarak çıkarılan yönetmelik hükümleri düzenlemeleri, 657 sayılı yasanın 4/C maddesinde sözleşmeli personel çalıştırılması düzenlemesi ile paralellik taşımaktadır. Davacının sınav sonucu atama tasarrufu ile işe alındığı, ücretinin yönetmelik hükümleri gereği belirlendiği, davacı ile kurum arasında iş sözleşmesi ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesine dayalı olarak çalışan olmadığı, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı nitelendirmesi yerindedir. Ancak davacı statü hukukuna tabi olduğundan ve davacının statüsü nedeni ile uyuşmazlıkta idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine, yazılı şekilde esastan reddi hatalı bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 26.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy