(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, işverence neden gösterilmeksizin iş sözleşmesinin sona erdirildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı işveren, davacının 06.09.2004 tarihinde neden göstermeksizin işten ayrıldığını savunarak aynı tarihi taşıyan tutanağa dayanmıştır.
Mahkemece söz konusu tutanaktan sonraki hangi günler davacının işe gelmediğinin tespit edilemediği değerlendirilerek işverenin terk olgusunu somutlaştıramadığı gerekçesiyle istekler kabul edilmiştir.
Dosya arasında bulunan 06.09.2004 tarihli tutanak, davacının işyerinde çalışmak istemediğini belirterek gelmeyeceğini söylediğine ilişkindir. Yargılama sırasında davalı taraf tutanakta imzası bulunan kişileri tanık olarak dinletmiş, bu kişilerce tutanak içeriğinin doğru olduğu ifade edilmiştir. Davacı tanıklarının ise sözleşmenin sona ermesi hususunda görgüye dayanan bilgileri bulunmamaktadır. Bu durumda sözleşmenin, davacının işyerini terk etmesi suretiyle sona erdiği, anlaşılmaktadır. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy