(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 32, 37)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında ücret alacağı uyuşmazlık konusudur. Davacı dava dilekçesinde 11 aylık ücret alacağı bulunduğunu belirtmiş, hangi aylar olduğu hususunda bir açıklama getirmemiştir. Davalı tarafından alacağı olmadığı savunulmuştur. Dosya arasına sadece 2004 yılına ilişkin bordrolar sunulduğundan, bilirkişi tarafından imzalı olmayan 15.09.2004-15.12.2004 arası üç ay için hesaplama gerçekleştirilmiş, mahkemece bu yönde hüküm kurulmuştur. Davacı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, ücret alacağının 2001 yılından itibaren mevcut olduğunu ifade ederek tüm alacağının karara bağlanmasını istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporunun yeterli olduğu gerekçesiyle ek rapor aldırılması isteği kabul edilmemiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan ücret hesap pusulası verilmesi zorunludur. İşverence verilmesi gereken bu belgede işçinin imzasının alınmış olması ücretin ödendiği anlamına gelir.
Uygulamada çoğunlukla ücret bordrosu adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Davacıya 11 aylık olarak istenen ücret alacağının hangi aylara ait olduğu açıklatılmalı, davalı tarafa ödeme savunmasına göre delillerini getirme olanağı tanınmalı, zamanaşımı def'i de dikkate alınarak gerekirse ek rapor düzenletilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy