(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 26.10.1999 - 14.11.2002 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık ücretinin net 350.000.000 TL olduğunu, ekonomik kriz bahane edilerek işten çıkartıldığını belirterek ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğine ilişkin olarak işverence herhangi bir tutanak ve fesih bildirim yazısı dosyaya sunulmadığı gibi herhangi bir haklı fesih iddiasının ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatına hükmolunmuş ise de, davalı bilirkişi raporuna itirazlarını kapsayan dilekçesi ekinde fesih sebebi yapılan olaya ilişkin 13.11.2002 tarihli tutanak ile davacının tebliğden imtina ettiği aynı tarihli fesih bildirim yazısını dosyaya sunmuştur. Deliller sınırlandırılmamış ise taraflar yargılama bitinceye kadar yeni delil ikame edebilirler. Davalı yargılama sırasında delillerini sınırlandırmamıştır. Usulen bir engel bulunmadığı halde tutanak üzerinde durulmadan üstelik dosyada fesih bildirim yazısı ve tutanak bulunduğu gözden kaçırılarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş öncelikle davacıdan söz konusu tutanağa karşı diyecekleri sorulmalı, itiraz edilmesi halinde tutanakta ismi geçenlerden davalı ve davacı tanığı olarak dinlenmiş olanlar dışında kalan diğer tanıkların tümünün bilgisine başvurulmalı, taraf tanığı olarak dinlenmiş olanların beyanları arasında çelişki giderilmeli, tutanak içeriğinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlendikten sonra deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz soruşturma sorucu yazılı gerekçe ile oluşturulan hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, kabule göre de, davacı son aylık net ücretinin 350.000.000 TL olduğunu ileri sürerek istekte bulunmuş; davalı ise iddia edilen ücret miktarına itiraz etmiş olup tanıkların ücret miktarına ilişkin çelişkili beyanları iddia edilen ücret miktarının doğruluğunu kabule elverişli olmadığı halde ücret bordroları getirtilmeden ve yöntemince ücret araştırılması yapılmadan iddia edilen ücrete itibarla alacaklara hükmolunması yerinde değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy