(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, ücretli izin alacağı ve hafta tatili ücreti ile aylık ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davacı avukatınca duruşma talep edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı zaman mefhumu olmadan çalıştığını, devamlı surette günde sekiz saatin üzerinde mesaiye kaldığını, çoğu zaman 12 ile 15 saat arası fazla çalışma yaptığını iddia etmiş; davalı ise davacı işçinin fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Mahkemece hukukçu bilirkişinin yapılan işin özelliği ve gereği göz önünde bulundurularak davacının haftada beş saat fazla çalışma yaptığı varsayılarak hesaplanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece fazla çalışma ücret alacağının hesaplanması için hukukçu bilirkişiden rapor alınmış ise de davacı tarafından dosyaya sunulan takoğraf kayıtlarının incelenmesi uzmanlık gerektiren bir husustur. Dava konusu fazla çalışma ücretinin hesaplanması için öncelikle davacının haftalık çalışma sürelerinin belirlenmesi gerekir. Çalışma sürelerinin belirlenmesi bakımından söz konusu kayıtların konusunda uzman bir bilirkişiye incelettirilerek gerekirse hukukçu bilirkişiden ek rapor alınarak dosyadaki tüm deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy